• TİYATRO ESERLERİ

    ÇİÇEKLİ BAHÇE

    Öğretmenlik hayatımda yazıp sahnelediğim veya sahneleyemediğim senaryolarımın bir kısmı, emekli olduktan sonra, yeni düzenlemelere de tabi tutularak, burada yer aldı. Bu topluluğun gerçek adı “Gök Kuşağı” olması gerekirken, onlara “Çiçekli Bahçe” denmesi, taşıdığı mesajlarından ötürüdür…

    Bir Edebiyat Öğretmeni olmam nedeniyle her yıl bir ya da birçok tiyatro metnine ihtiyaç duyuyordum. İhtiyaç duyduklarımın hepsi hazır bulunamadığı gibi, bulduklarımın çoğu da aradığım ölçülerde olamıyordu… İşte bu nedenle senaryolarımı kendim kaleme aldım, okul yöneticilerinin de güveni ve onayı ile sahneye koydum. Böylece gönlümüze göre bir etkinlik yapmış olduk… Bu uygulama epeyce sürdü ve sonunda emekli oldum. Geçen uzun sürede onlarca senaryo yazıldı, yazılmış her senaryo bir daha oynayacağı günü beklemeye başladı…

    Emekli olunca, senaryolarımın içinden seçtiğim bazılarını inceleyip günümüz şartlarına da uyarlayarak yeniden yazdım. Senaryo metinlerimin her sayfası, her satırı bana-yaptığım her değişiklikten ötürü, sitem etti; ama- o eserlerin banisi olan biri olarak- en büyük acıyı da ben duydum… Zira operasyon narkozsuz, kansız olamazdı…

    Bu senaryolar topluluğuna “ ÇİÇEKLİ BAHÇE “ denmesi, açılmış bulunan çiçeklerin bir ilgiye, tozlaşmaya ve meyveye dönüşmesi gibi evreleri çağrışım yapmasıyla ilgilidir… Yani meyve bahçesinde bir ağacın çiçek açması yetmez; aynı zamanda o çiçeğin tozlaşması, çağla olması ve çağlanın büyüyüp olgunlaşması ne kadar gerekliyse; bu senaryoların da tiyatro ekibince sahnelenmesi ve böylece taşıdığı mesajların topluma bir meyve gibi sunulması o kadar gereklidir. Bahçede tozlaşmayı arılar, sahnede ise tozlaşmayı arı kovanı gibi işleyen tiyatro ekibi sağlar… Her ikisi de üretir; biri bal, öteki mesaj… Balların çeşit çeşit oluşu gibi, mesajlar da çeşit çeşittir…

    Çiçekli Bahçe ilgililere bir başka avantaj da sunacak, çünkü Çiçekli Bahçe değişik konulardan ve tiyatro türlerinden oluşmaktadır… Böylece her oyun, kendi tanıtıcı önsözü ile ihtiyaç sahiplerinin arayışlarına cevap olabilecektir. Daha fazlası için de senaryo metinlerinin incelenmesi gerekmektedir…

    Umarım, Çiçekli Bahçe’ye konuk olan her ilgili, hem çiçeklerin nefasetiyle tanışmış olur, hem de onların birer usare mesabesindeki mesajlarına tanık olur…

                     Saygılarımla.
      Ekim, 2008- BURSA

                                                          

  • ROMANLAR,  ŞİİRLER,  TİYATRO ESERLERİ

    Kasım Günleri – Şiiri

    Yine geldi Kasım günleri
    Yaprakları savurarak,
    Ağaçları devirerek,
    Kara-kışa yol açarak…
    Kimi esti, kimi kesti;
    Kışa bir kapı açmaktı kastı…

    Bazen kasımpatılar açar,
    Çiçeklerin rengi uçar,
    Göçmen kuşlar gelir geçer,
    Üşüyenler kuytu seçer,
    Her şeyi bir telaş bastı…

    Anma ve kutlama günleri,
    Kasımın süsü nakışı…
    Lodosta savrulmak mı dersin,
    Kasımın mutat akışı…
    Kışlıkların giyilmesi,
    Evlerin ısıtılması,
    Canların kapı arkasına hapsi;
    Kaybolan yeşilliğin ardından tutulan
    Sanki bir yastı…

    Kasımın da güzelliği var,
    Pazarda balık bollaşır…
    Balıkçıların çığırtkanlığı, mukallitliği
    Her geçen hafta yozlaşır…
    Tepelere yağan karın görüntüsüyle
    Bir bakarsın Bursa güzelleşir…
    Pazarda hem yazlık hem kışlık zerzevat
    Sanki birbirini bastı…

    Pazarcılar abadan yelek giyinip,
    Büzülmeden çalışırlar…
    Müşteriler etikete bakarak,
    Bozulmadan gülüşürler…
    Malın fiyatı tutarsız olunca
    Alıcının yerinde yeller esti…

    Kasımın arkası güz, önü kış…
    İyiye alamet değil bu gidiş!

    2 Aralık, 2017-BURSA